Jineplus
Kürtajın Riskleri Nelerdir ? » Kürtajın Riskleri Nelerdir ? Kürtaj da olası riskleri en aza indirme ve müdahaleyi doğru ve güvenilir bir şekilde yapılmalıdır. Kürtaj işlemi küçük bir müdahale gibi gözüksede bazı riskleri de vardır. Fakat güvenli kürtaj olarak olası riskleri en aza indirmek mümkündür. Gebelik sonlandırma işlemi deneyimli ve tecrübeli bir jinekolog tarafından gerekli tüm özen gösterilirse olabilecek en az risk ile güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Kurtajın  risklerinin bir kısmı müdahale  sırasında oluşabildiği gibi bir kısmı da işlemden sonra olabilmektedir? Bu riskler neler midir? Enfeksiyon: Hijyenik olmayan ortamda işlemin yapılması  veya kişinin kendi ihmali (kürtaj sonrası erken cinsel ilişki, havuza girme, antibiyotikleri düzenli kullanmama, dış ortamdan enfeksiyon alma gibi..) sonucu 5-6 gün sonra enfeksiyon gelişebilir. Ağrı,akıntı ve fazla kanama görülür. Koruyucu antibiyotik önlem için kullanılmalıdır. Fallop tüplerinde hasara,rahim içi tabakada yapışıklıklara neden olabilir. Gebeliğin devamı: Gebelik kesesi rahim içinde görüntülenmeden, çok erken dönemde yani  5 haftadan önce yapılan kürtajlarda meydana gelebilir. Kürtaj sırasında vakum ile kese çok küçük olduğu için alınamaz.1 hafta sonra yapılan kontrolde tespit edilir ve ikinci bir kürtaj gerekir. Perforasyon (rahim delinmesi ): Gebe rahmi yumuşak olduğu için dikkatsizce yapılan sert bir hareketle delinebilir.Risk gebelik yaşı büyüdükçe artmakla beraber vakum küretajlarda plastik kanüller kullanıldığından nadir görülür.Çoğu kere delik  küçük ve rahmin tepe kısmında olduğundan kanama olmaz ve kendiliğinden kapanır.Delinme alanı büyükse kanama olacağından acil ameliyatla alınması gerekir. Rahim içi kan birikmesi (hematometra): Nadir görülür. Epey ağrılıdır. Daha çok 8 haftadan büyük gebeliklerde veya yaşlı anne adaylarında görülür. Rahim toplayamaz ve rahim ağzının kapanması sonucu kan birikmesinden meydana gelir. Rahim ağzının buji ile açılması problemi çözer. Ek olarak rahmin hızlı toplamasına yardımcı ilaçlar verilebilir. Parça kalması (rest plasenta): Kürtajdan sonra kanamanın artması ile anlaşılır. Bazen kanama 10-15 gün sonra görülebilir. Bu nedenle kürtaj sonrası bir hafta sonra yapılan kontrol ultrasonografisi önemlidir.Tedavi olarak kürtaj tekrarlanır. Başarısız küretaj: Önceden yapılan rahim ağzında yara yakılması, konizasyon gibi işlemler, eski sezaryenlere bağlı veya doğumsal rahim kanalındaki şekil bozuklukları, çift rahim gibi anomaliler veya rahim kanalının yapısını bozan myomlar gibi sebeplerden dolayı rahim ağzı açılamaz ve teknik olarak kürtaj gerçekleştirilemez. Ağızdan alınan veya rahim ağzına konan ilaçlar ile rahim ağzının açılması denenerek kürtaj 1 hafta sonra tekrar denenebilinir. Fakat tekrar başarısız olma ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır. Asherman sendromu (yapışıklık): Kürtaj sonrası rahim içi duvarlarında gelişen yapışıklık sonucu adet miktarında azalma ,adet görememe halidir. Kısırlığa neden olabilir.Rahim içi dokusunun keskin küretle kazınması veya kürtaj sonrası enfeksiyon gelişmesi sonucu oluşur.Tedavi olarak spiral takılıp rahim içini destekleyecek hormon ilaçları verilir.Rahim filmi ile kesin tanı konur. Tedavi için gerekirse Histeroskopi uygulanabilir. Anestezinin riskleri nelerdir? Lokal anestezi; ile yapılan kürtajda rahim ağzı tek dişli ile tutulu iken ve dilatasyon (rahim ağzının açılması) sırasında  ani ağrıya bağlı tansiyon düşmesi, terleme, fenalık hissi ve  bayılma oldukça sık görülmektedir. Vakumun yarattığı çekilme hissi de karında kramp tarzına ağrı ve bulantı-kusmaya sebep olabilmektedir. Bu gibi durumda kürtaja ara verilir veya hemen bitirilerek hastanın ayakları yukarı kaldırılıp tansiyonun düzelmesine ve fenalık hissinin geçmesine yardımcı olunur. Ağrıya bağlı şok durumu dahi olabilir. Hemen hastaya damar yolu açılıp serum verilmesi ve gerekli ilaç ile destek tedavisi yapılması gerekebilir. Fakat bu kadar ileri derece şikayetler çok nadirdir . Daha çok lokal anestezi ile yapılan 7 hafta ve daha büyük kürtajlarda sık görülebilir. Genel anestezi; Riskleri hasta yaşı, genel sağlık durumu, sistemik hastalık varlığı gibi faktörlere bağlıdır.Genel anestezi uzman ve tecrübeli anestezi doktoru tarafından uygulanmalıdır. Kürtaj süresinin kısa olması (3-5 dakika) ve yüzeyel anestezi yapılması riskin çok fazla olmamasını sağlamaktadır. Genellikle hastalar anesteziden uyanırken  bazen bulantı- kusmaları olur veya psikolojik sebeplerden dolayı  ajite olup ağlayarak uyanırlar. Doktorunuzu hemen arayın !! Kürtaj sonrası evde fenalık hissi olursa, Kanama çok fazla olup gittikçe artıyor ise,normal  adet miktarını aşmış ise, Kürtajdan 15-20 gün geçmesine rağmen kanamanız hala adet vasfında devam ediyor ise ve azalmıyorsa, Şiddetli kanama ile birlikte olan kıvrandırır tarzda alt karın bölgenizde ağrılarınız olursa, Hiç kanamanız olmayıp özellikle kasıklarda ağrılar çok şiddetli ve kramp tarzında ise, Ateşiniz yükseliyor, kokulu akıntı, devam eden kanama  ve kasık ağrılarınız var ise, Gebelik belirtileri hala devam ediyor ise ve Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, huzursuz iseniz tereddüt etmeden hemen doktorunuzu arayınız!! Tags: Kürtaj, kürtajın riskleri, güvenli kürtaj, bursa'da güvenli kürtaj,başarısız küertaj, başarısız kürtaj, parça kalması, rahim içi kan birikmesi, gebeliğin devamı, enfeksiyon kapma, perforasyon, rahim delinmesi, Detaylı Bilgi için Doktorunuza Sorun... (kadinhastaliklari/contactform.php)   Pazartesi, 25 Kasım 2013 16:11

TÜP BEBEK AŞAMALARI BURSA DOÇ.DR.MURAT ARSLANTüp Bebek Aşamaları

Tüp bebek tedavisine karar verildiğinde ilk olarak hastanın ultrason değerlendirmesi ile yumurtalık ve rahim incelemesi yapılır. Bu incelemede hastaya hangi ilaç protokolünün uygulanacağına karar verilir. Yumurtalıklarında kist olan hastalarda tüp bebek tedavisi başlamadan

önce kist hakkında ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır. Çünkü yumurtlama bozukluğuna bağlı gelişen kistlerde, tüp bebek ilaçları, kist boyutlarının daha da büyümesine neden olabilmektedir. Ultrason ile değerlendirilen ve yumurtlama ilaçları için uygun hastaların, adet gördüklerinde hekime yeniden başvurmaları gerekir. Adet görülmesi ile ilaç tedavisine de başlanmalıdır. Tüp bebek tedavisi başlıca beş aşamadan oluşmaktadır:

İlk aşama: Yumurta Geliştirmesi (ovulasyon indüksiyonu)

Kadınların yumurtalarının gelişimi için farklı uyarıcı hormon ilaçları kullanılabilmektedir. Bunlar çoğunlukla karın cildinden uygulanan ilaçlardır. Hasta adet gördüğünde başlanılan uyarıcı ilaçlar ile 10-14 gün içinde yumurtaların gelişimi sağlanılmaktadır. Eğer adet öncesinde yumurtaların baskılanması gerekirse ilaç kullanım süresi uzayabilir. Normalde ayda bir yumurta üreten kadınlardan, yumurtlama arttırıcı bu ilaçlar ile 5–10 yumurta elde etmek mümkün olabilmektedir.

Yumurtalar gelişirken, hastalar belirli aralıklarla ultrason ve kan tetkiki ile değerlendirilmelidirler. Yapılan bu incelemelerde yumurtaların kontrollü şekilde gelişmeleri sağlanır ve zamansız çatlamalarının engellenmesi için ilave ilaçların zamanlamasına karar verilir. Yumurtalar belli bir büyüklüğe ulaştığında, halk arasında “çatlatma iğnesi” olarak adlandırılan ilaçlar ile yumurtaların olgunlaşması sağlanır.

İkinci aşama: Yumurtaların Toplanması (oosit pick up)

Yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaşması ile uygulanan “çatlatma iğne”sinden yaklaşık 36 saat sonra toplanmalıdır. “OPU (oosit pick-up)” adı verilen yöntem ile tüm yumurtalar toplanılır. Yumurta toplam işlemi vajinal ultrason probuna ilave edilmiş özel bir kanül yardımı ile yapılmaktadır. Ultrason probu vajinaya uygulandığında özel tünelinden ilerletilen kanül ile yumurtalara tek tek girilerek içerikleri aspire edilirler. İşlem süresi ortalama 15-20 dakika arasında değişmektedir.

Yumurta toplama işlemi hastaya bağlı olmak üzere genel ya da lokal anestezi ile yapılabilir. Lokal anestezide rahim ağzına uygulanan enjeksiyonlar ile ağrı hissi azaltılır. Genel anestezi uygulanacak hastaların işlemden altı saat öncesinden ağızdan beslenmeyi kesmesi gerekmektedir.

Toplanan yumurtalar ameliyathane içindeki embriyoloji laboratuarına verilir. Embriyologlar toplanan yumurtaları mikroskop altında inceleyerek, özel sıvılarda korumaya alırlar.

Yumurta toplama işlemi düşük riskli bir cerrahidir. Hastalarda işlem sonrası az miktarda ağrı ve kanama gözlenebilir. Genellikle ağrı kesiciler ile ağrı tamamen kesilebilirken, kanama birkaç günde tamamen yok olur.

TÜP BEBEK AŞAMALARI

Üçüncü aşama: Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon

Toplanan yumurtalara uygulanacak laboratuar işlemlerine anne adayının yaşı, yumurta sayısı ve kalitesi, sperm durumu (sayı, hareket ve şekil), daha önce tüp bebek denemesi olup olmadığı, genetik tarama yapılıp yapılmayacağı konuları değerlendirilerek karar verilir. Klasik tüp bebek yönteminde hazırlanan yumurtalar ve yıkanmış spermler özel besiyerlerinde karşılaştırılır. Bu işlem yumurta başına düşen sperm sayısı hesaplanarak yapılır ve bu işlemde sperm, yumurtayı döllenme işini kendisi gerçekleştirir. Toplam 18-20 saat sonra döllenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin kontrolü yapılır.


Sperm parametreleri normal sınırların altında olduğunda, spermin dölleme yeteneği çok düşük olacaktır. Bu gibi durumlarda "mikroenjeksiyon" tekniği tercih edilmelidir. Ancak günümüzde gebelik şansının daha yüksek olduğu düşüncesi ile klasik tüp bebek yönteminin yerini tamamen mikroenjeksiyon tekniği almıştır.

Mikroenjeksiyon tekniğinde, toplanan yumurtalar önce mekanik ve enzimatik işlemlerden geçirilerek etrafındaki komşu hücrelerinden temizlenir. Ardında yumurtalar döllenmeye müsait olan metafaz-II evresine geçmeleri gözlenir. Bu evreye geçmiş olgun yumurtalara, mikromaniplatör dediğimiz özel mikroskop eşliğinde sperm enjekte edilir. Mikroenjeksiyon tamamlandığında yumurtalar yeni bir besiyerine alınarak saklanırlar. Yaklaşık 18-20 saat sonra döllenme kontrolü yapılmalıdır. Döllenmenin gerçekleştiği embriyolarda hücreler bölünerek çoğalmaya başlar. Embriyoların dayanıklılıklarına göre transfer günü belirlenir.

Dördüncü aşama: Embriyo Transferi

Döllenme kontrolü yapılan embriyolarda, embriyologlar bazı parametrelere bakarak embriyo kalitesi değerlendirirler. Embriyo transferi ikinci günden beşinci güne kadar herhangi bir günde yapılabilir.

Embriyo transfer işleminde hasta muayene pozisyonunda yatırılır. Vajina ve rahim ağzı salgıları embriyoların beslendiği, steril kültür sıvıları ile temizlenir. Ardından özel yumuşak kateterler kullanılarak ultrason eşliğinde embriyolar anne rahmine yerleştirilir. Bu işlem çok kısa süreli ve ağrısız bir işlemdir. Anne adayının kısa süreli bir yatak istirahatından sonra kullanacağı ilaçlar hakkında bilgi verilerek hasta taburcu edilir.

Beşinci aşama: Gebelik testi

Embriyo transferinin ardından anne adayı normal hayatına geri dönebilir. Yapılan araştırmalar transfer sonrası hastanın devamlı yatak istirahatında takip edilmesinin yararsız olduğunu göstermiştir. Bu nedenle anne adayı kendini zorlamadan normal sosyal hayatına geri dönebilir.

Embriyo transferinden sonra gebelik şansının artması için bazı hormon ilaçları verilir. Hastanın bu ilaçları düzenli alması çok önemlidir. Transferden yaklaşık 12-14 gün sonra anne adayı kanda gebelik (B-HCG) testi yaptırmalıdır. Tüm tedavinin en zor kısmı embriyo transferi sonrası beklenilen bu süredir. Testi sabırsız davranarak erken yaptırmak kafa karıştırıcı olabileceği için önerilmemektedir.

Online Randevu

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

UA-46010994-1