Jineplus
Kürtajın Riskleri Nelerdir ? » Kürtajın Riskleri Nelerdir ? Kürtaj da olası riskleri en aza indirme ve müdahaleyi doğru ve güvenilir bir şekilde yapılmalıdır. Kürtaj işlemi küçük bir müdahale gibi gözüksede bazı riskleri de vardır. Fakat güvenli kürtaj olarak olası riskleri en aza indirmek mümkündür. Gebelik sonlandırma işlemi deneyimli ve tecrübeli bir jinekolog tarafından gerekli tüm özen gösterilirse olabilecek en az risk ile güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Kurtajın  risklerinin bir kısmı müdahale  sırasında oluşabildiği gibi bir kısmı da işlemden sonra olabilmektedir? Bu riskler neler midir? Enfeksiyon: Hijyenik olmayan ortamda işlemin yapılması  veya kişinin kendi ihmali (kürtaj sonrası erken cinsel ilişki, havuza girme, antibiyotikleri düzenli kullanmama, dış ortamdan enfeksiyon alma gibi..) sonucu 5-6 gün sonra enfeksiyon gelişebilir. Ağrı,akıntı ve fazla kanama görülür. Koruyucu antibiyotik önlem için kullanılmalıdır. Fallop tüplerinde hasara,rahim içi tabakada yapışıklıklara neden olabilir. Gebeliğin devamı: Gebelik kesesi rahim içinde görüntülenmeden, çok erken dönemde yani  5 haftadan önce yapılan kürtajlarda meydana gelebilir. Kürtaj sırasında vakum ile kese çok küçük olduğu için alınamaz.1 hafta sonra yapılan kontrolde tespit edilir ve ikinci bir kürtaj gerekir. Perforasyon (rahim delinmesi ): Gebe rahmi yumuşak olduğu için dikkatsizce yapılan sert bir hareketle delinebilir.Risk gebelik yaşı büyüdükçe artmakla beraber vakum küretajlarda plastik kanüller kullanıldığından nadir görülür.Çoğu kere delik  küçük ve rahmin tepe kısmında olduğundan kanama olmaz ve kendiliğinden kapanır.Delinme alanı büyükse kanama olacağından acil ameliyatla alınması gerekir. Rahim içi kan birikmesi (hematometra): Nadir görülür. Epey ağrılıdır. Daha çok 8 haftadan büyük gebeliklerde veya yaşlı anne adaylarında görülür. Rahim toplayamaz ve rahim ağzının kapanması sonucu kan birikmesinden meydana gelir. Rahim ağzının buji ile açılması problemi çözer. Ek olarak rahmin hızlı toplamasına yardımcı ilaçlar verilebilir. Parça kalması (rest plasenta): Kürtajdan sonra kanamanın artması ile anlaşılır. Bazen kanama 10-15 gün sonra görülebilir. Bu nedenle kürtaj sonrası bir hafta sonra yapılan kontrol ultrasonografisi önemlidir.Tedavi olarak kürtaj tekrarlanır. Başarısız küretaj: Önceden yapılan rahim ağzında yara yakılması, konizasyon gibi işlemler, eski sezaryenlere bağlı veya doğumsal rahim kanalındaki şekil bozuklukları, çift rahim gibi anomaliler veya rahim kanalının yapısını bozan myomlar gibi sebeplerden dolayı rahim ağzı açılamaz ve teknik olarak kürtaj gerçekleştirilemez. Ağızdan alınan veya rahim ağzına konan ilaçlar ile rahim ağzının açılması denenerek kürtaj 1 hafta sonra tekrar denenebilinir. Fakat tekrar başarısız olma ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır. Asherman sendromu (yapışıklık): Kürtaj sonrası rahim içi duvarlarında gelişen yapışıklık sonucu adet miktarında azalma ,adet görememe halidir. Kısırlığa neden olabilir.Rahim içi dokusunun keskin küretle kazınması veya kürtaj sonrası enfeksiyon gelişmesi sonucu oluşur.Tedavi olarak spiral takılıp rahim içini destekleyecek hormon ilaçları verilir.Rahim filmi ile kesin tanı konur. Tedavi için gerekirse Histeroskopi uygulanabilir. Anestezinin riskleri nelerdir? Lokal anestezi; ile yapılan kürtajda rahim ağzı tek dişli ile tutulu iken ve dilatasyon (rahim ağzının açılması) sırasında  ani ağrıya bağlı tansiyon düşmesi, terleme, fenalık hissi ve  bayılma oldukça sık görülmektedir. Vakumun yarattığı çekilme hissi de karında kramp tarzına ağrı ve bulantı-kusmaya sebep olabilmektedir. Bu gibi durumda kürtaja ara verilir veya hemen bitirilerek hastanın ayakları yukarı kaldırılıp tansiyonun düzelmesine ve fenalık hissinin geçmesine yardımcı olunur. Ağrıya bağlı şok durumu dahi olabilir. Hemen hastaya damar yolu açılıp serum verilmesi ve gerekli ilaç ile destek tedavisi yapılması gerekebilir. Fakat bu kadar ileri derece şikayetler çok nadirdir . Daha çok lokal anestezi ile yapılan 7 hafta ve daha büyük kürtajlarda sık görülebilir. Genel anestezi; Riskleri hasta yaşı, genel sağlık durumu, sistemik hastalık varlığı gibi faktörlere bağlıdır.Genel anestezi uzman ve tecrübeli anestezi doktoru tarafından uygulanmalıdır. Kürtaj süresinin kısa olması (3-5 dakika) ve yüzeyel anestezi yapılması riskin çok fazla olmamasını sağlamaktadır. Genellikle hastalar anesteziden uyanırken  bazen bulantı- kusmaları olur veya psikolojik sebeplerden dolayı  ajite olup ağlayarak uyanırlar. Doktorunuzu hemen arayın !! Kürtaj sonrası evde fenalık hissi olursa, Kanama çok fazla olup gittikçe artıyor ise,normal  adet miktarını aşmış ise, Kürtajdan 15-20 gün geçmesine rağmen kanamanız hala adet vasfında devam ediyor ise ve azalmıyorsa, Şiddetli kanama ile birlikte olan kıvrandırır tarzda alt karın bölgenizde ağrılarınız olursa, Hiç kanamanız olmayıp özellikle kasıklarda ağrılar çok şiddetli ve kramp tarzında ise, Ateşiniz yükseliyor, kokulu akıntı, devam eden kanama  ve kasık ağrılarınız var ise, Gebelik belirtileri hala devam ediyor ise ve Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, huzursuz iseniz tereddüt etmeden hemen doktorunuzu arayınız!! Tags: Kürtaj, kürtajın riskleri, güvenli kürtaj, bursa'da güvenli kürtaj,başarısız küertaj, başarısız kürtaj, parça kalması, rahim içi kan birikmesi, gebeliğin devamı, enfeksiyon kapma, perforasyon, rahim delinmesi, Detaylı Bilgi için Doktorunuza Sorun... (kadinhastaliklari/contactform.php)   Pazartesi, 25 Kasım 2013 16:11

Doğum Kontrol Hapları (Oral Kontraseptifler) (OKS) (OCS)Doğum Kontrol Hapları

Östrojen ve ağırlıklı olarak progesteron hormonu içeren haplardır. Esas etki mekanizmaları yumurtlamayı engellemeleri sayesinde gerçekleşir.

(Oral Kontraseptifler) (OKS) (OCS)

Doğum kontrol hapları kullanan kadınlarda yukarıdaki mekanizma yumurtlama olgusunu ortadan kaldırmada her zaman başarılı olamayabilir. Yumurtlama ortaya çıksa dahi doğum kontrol haplarının içeriğinde bulunan ve vücuda ilaç alımıyla yumurtalıklardan salgılanan miktardan nispeten daha fazla giren progesteron türevi madde rahim iç tabakasını embriyonun yerleşmesine elverişsiz hale getirir. Aynı madde rahim ağzı salgısını spermlerin geçişine elverişsiz hale getirerek gebeliği engeller.

NASIL KULLANILIR?


Doğum kontrol hapları, komple bir jinekolojik değerlendirme sonrasında, doktor önerisine göre başlanır. Jinekolojik değerlendirme, doğum kontrol hapı kullanması riskli olan kadınların ayrımını sağlamak açısından son derece önemlidir. Doktor kontrolünde hapların ne şekilde kullanılacağı ve herhangi bir yan etki oluşması durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ayrıntılı bir şekilde anlatılır.

Ülkemizde yaklaşık 30 civarında doğum kontrol hapı markası bulunmakta olup her birinin kendine göre bazı farklılıkları vardır. Doktor yaptığı değerlendirme sonrasında hastasına en uygun olan doğum kontrol hapını reçete eder.

İlk kutunun ilk hapı adet kanaması başlangıcının tercihen birinci günü, en geç beşinci günü alınmalıdır. Koruyuculuk o ay hapların düzenli olarak kullanılacağı varsayılırsa hemen başlar.

Kutunun içindeki ilaçlar 21 gün sonunda biter. Bir haftalık ara sonunda diğer kutuya geçilir. Ara verilen süre içerisinde genellikle kutunun bitiminden iki gün sonra adet kanaması gerçekleşir. Adet kanamasının ne zaman gerçekleştiği önemli değildir ve 28 günlük düzenli bir adet döngüsünü oluşturmak açısından her zaman iki kutu arasında bir hafta ara verilir.

Bazı doğum kontrol hapları günlük tablet alma alışkanlığını bozmamak için 28 tablet içerirler. Bu tabletlerin 21-24 tanesi hormon içerirken 4-7 tanesinin içinde genellikle demir vardır. Bu tip haplarda 21 gün sonrasında 1 hafta boyunca renkleri farklı olan haplar da alınır ve bu bir hafta içerisinde adet kanaması ortaya çıkar. Daha sonra aynen 21 günlük haplarda olduğu gibi kullanıma devam edilir.

Haplar her günün belli bir zaman diliminde (sabah, öğlen, akşam veya gece yatarken) tok karnına alınır. Hapların aynı saatte alınması koşul olmamakla beraber hap alma alışkanlığını korumak açısından kadının belli bir saati belirlemesi ve günlük hapını bu saatte alması önerilir.
İçerdikleri östrojen hormonu nedeniyle özellikle ilk kullanım günlerinde haplar bulantıya neden olabilirler. Bulantı gidericilerle genellikle kontrol altına alınabilen bulantı kusmayla sonuçlandığında hap alım üzerinden bir saat ve daha fazla geçtiğinde doz tekrarı gerektirmez. Bir saatten önce oluşan kusma alınan hapın kana geçmesine engel olabileceğinden bulantı giderici ilaç alındıktan sonra doz tekrarlanmalıdır.

Herhangi bir nedene bağlı gelişen ishal de alınan günlük dozun kana geçmesine engel olabilir. Bu durumlarda ilaç kullanımına devam edilmeli ve ishal birkaç günde geçmiş olsa dahi bir hafta boyunca ek bir yöntemle gebelikten korunulmalıdır.

İlaç bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın tekrar doğurganlık kapasitesine ulaşır.

Kimler Kullanmamalı:

Genel olarak aşağıdaki durumların varlığında doğum kontrol haplarının kullanılması kesinlikle sakıncalıdır

  • Gebelik şüphesi veya gebelik varlığı;
  • Nedeni henüz belirlenmemiş adet dışı kanama;
  • tromboflebit (damar iltihabı) geçirmekte olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak;
  • Vücudun herhangi bir organında damar tıkanıklığı sorunu yaşamakta olmak veya daha önceden bu sorunu yaşamış olmak;
  • 35 yaşın üzerinde olup sigara kullanmakta olmak (günlük sayı önemli değildir);
  • Yetmezlikle seyreden kronik karaciğer hastalığı sorunu olmak;
  • Meme kanseri şüphesi olmak;
  • İlaç içinde bulunan maddelere karşı alerji olması.

Yan Etkileri:

  • Bulantı, kusma
  • Baş ağrısı
  • Memelerde hassasiyet
  • Adetler arası lekelenmeler
  • Akne
  • Depresyon
  • Kilo alımı
  • Damar tıkanıklığı riskinin artması (günümüzde kullanılan düşük doz haplarla risk çok azdır)
  • Migreni olanlarda ağrıları artırabilir
  • Amenore (adet görmeme) gibi yan etkiler
  • Rahimağzı Yarası gelişimi

    Hormonların rahimağzına etkileri bazı kadınlarda rahimağzı yarası ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu, genellikle selim bir durumdur ve gerekli durumlarda çok basit yöntemlerle tedavi edilebilir.
  • Vajinada Mantar Enfeksiyonu Gelişimi

    Düşük doz doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında usulüne uygun olarak tedavi edilir.
  • Yüz Cildinde Lekelenme Ortaya Çıkması

    Düşük doz doğum kontrol haplarının çok ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında tedavi edilmesi zor olabilir ve ilk belirtiler görüldüğünde ilacın bırakılması faydalıdır.
  • Baş Ağrısı Ortaya Çıkması

    Düşük doz doğum kontrol haplarının ender görülen bir yan etkisidir. Ortaya çıktığında mutlaka doktor haberdar edilmelidir. Ağrı kesicilere cevap vermeyen baş ağrısı ilacın hemen kesilmesini gerektirir.
  • İlaç Bırakıldıktan Sonra Gebe Kalabilirliğin Gecikmesi

    Doğum kontrol haplarının gebe kalabilirliği kalıcı olarak ortadan kaldırması teorik olarak mümkün değildir. Ancak hap kullanımı bırakıldıktan sonra yumurtlamanın devreye girmesi 3 aya kadar gecikebilir.
  • Karaciğerde Selim Tabiatlı Tümör Oluşumu

    Düşük doz doğum kontrol haplarının oldukça ender görülen bir yan etkisidir.


Doğum Kontrol Hapları İle İlgili Önemli Noktalar:

- Düşük yada kürtajlardan sonra doğum kontrol hapına başlamak için süre geçmesine gerek yoktur, hemen başlanabilir.
- Bütün sigara içenlerde önerilmezken özellikle 35 yaş üzerinde sigara içenler kesinlikle kullanmamalıdır.
- Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarında ilk seçenek değildir, ancak kullanılabilecek başka yöntem yoksa kullanılabilir. (Tansiyon yüksekliği kontrol altındaysa ve aşırı yüksek değilse)
- Daha önceki gebeliklerinde tansiyon yüksekliği öyküsü olanlarda şu an tansiyon yükekliği yoksa kullanılabilir.
- Derin ven trombozu (damar tıkanıklığı) geçirmiş olanlarda asla kullanılmamalıdır.
- Kalp krizi öyküsü olanlar asla kullanmamalıdır.
- Serebrovasküler olay (beyin damarlarında tıkanıklık, inme) geçirenler asla kullanmamalıdır.
- Kolesterol yüksekliği aşırı derecede değilse OKS kullanılabilir.
- Migren hastaları fokal nörolojik semptomları (aura) yoksa kullanabilirler fakat auralı migrende kullanılmamalıdır.
- Epilepsi hastalığı OKS kullanmak için engel değildir
- Endometriozis hastaları kullanabilir, OKS"nin faydalı etkileri olabilir.
- Over kisti (yumurtalık kisti) olanlar kullanabilir, OKS"nin faydalı etkileri olabilir.
- Rahim ağzında iyi huylu lezyonları olanlar kullanabilir.
- Memede iyi huylu kist ve benzeri kitlesi olanlar kullanabilir, meme kanseri öyküsü olanlar kullanamaz.
- Myomu olan hastalar kullanabilir.
- Hipofiz adenomu (prolaktinoma) OKS kullanmaya engel değildir.
- Pelvik enfeksiyon geçirmiş hastalar kullanabilir.
- Diabet (şeker hastalığı) eğer böbrek, göz, damar gibi organlarda hasar yaratmamışsa OKS kullanmak için engel yaratmaz.
- Guatr (hipertroidi veya hipotroidi) OKS için engel teşkil etmez.
- Safra kesesi taşı OKS kullanmak için kesin engel teşkil etmemekle beraber, OKS bu taşları arttırabilir, dikkatli olmak gerekir.
- Siroz ve karaciğer tümörleri OKS için engel teşkil eder.
- Kansızlık (anemi), talasemi varlığında OKS kullanabilir. Orak hücreli anemide OKS kullanılabilir fakat ağrılı krizlere v.b neden olabilir.
- Rifampisin ve griseofulvin dışındaki antibiyotiklerin hemen hemen hepsi OKS ile etkileşime girmez ve kullananların ek korunma yapmasına gerek yoktur.
Doğum Kontrol Hapı Cinsel İsteğimi Azaltır Mı?
Doğum kontrol hapları cinsel isteği azaltmaz. Hatta doğum kontrol hapı ile çok güvenli korunduğunu bilerek ilişkiye girdikleri için kendilerini daha rahat ve daha iyi hissettiklerini söylerler. Çok az sayıda kadın ise,  belki de psikolojik, doğum kontrol hapının cinsel isteğini (libido) azalttığını ifade eder.

Doğumdan sonra bebeğini emziren anneler doğum kontrol haplarını emzirmek istedikleri süre boyunca kullanmamalılar. Çünkü doğum kontrol hapları süt miktarını azaltır. Bebeğin erken sütten ayrılmasına sebep olabilir. Doğumdan sonra bebek emzirmeyen anneler doğum kontrol hapını 3 hafta geçtikten sonra (doktor muayenesinde bir engel yoksa) kullanabilirler. Doğum kontrol hapı ile korunmak her kadına uygun değildir, sizin için uygun olup olmadığını doktorunuz değerlendirmelidir.


Haplar düzenli alındığında, unutulmadığında ve yeni kutuya vaktinde başlandığında başarı oranı yüzde 99"u bulur. Fakat haplar unuturlursa, düzensiz kullanılırsa bu oran %90"lara kadar düşebilir.

Gebelikten Koruma Dışındaki Faydaları:

  • Adetin düzenli olmasını sağlar.
  • Adet kanamasının miktarını azaltarak gereksiz kan kaybını önler, kansızlığı önler.
  • Adet sancısı (dismenore) doğum kontrol hapı kullananlarda daha az görülür.
  • Adet öncesi gerginlik belirtilerini azaltırlar ve bu etkileriyle PMS hastalığında (adet öncesi gerginlik sendromu) tedavi amaçlı olarak kullanılırlar.
  • Endometrium (rahim iç tabakası) kanseri ve over (yumurtalık) kanseri daha az görülür.
  • Over (yumurtalık) kistleri ve memenin iyi huylu hastalıkları daha az görülür.
  • Hap kullanan kadınlarda akne (sivilce) ve tüylenme daha az sıklıkla görülür.
  • Dış gebelik riski azalır.
  • Menopoz sonrası kalça kırığı daha az görülür.

Doğum Kontrol Hapımı Almayı Unutursanız Yapılması Gerekenler;
Doğum kontrol haplarını her gün unutmadan üstelik her gün aynı saatte almak çok önemlidir. Hapların 1 paketini 3 hafta boyunca alıyorsunuz, özellikle ilk ve son hafta hapları günü gününe almanız daha da önemlidir.
Eğer sadece 1 hap almayı unutursanız ve bunun üzerinden 24 saatten fazla süre geçmemişse hatırlar hatırlamaz o unuttuğunuz hapı almalısınız ve sonraki günlerin haplarını da her zaman aldığınız saatlerde alarak haplara devam edebilirsiniz. (Örneğin salı günü alacağınız hapı unutmuşsanız bu hapı hatırlar hatırlamaz alın, çarşamba gününün hapını her zaman hap aldığınız saatte alın ve sonraki günler de yine normal saatlerde hapları alarak devam edin.) Tek 1 hap unutulan durumlarda (24 saatten fazla gecikme olmadan hatırlayıp alırsanız) ek korunma yöntemine gerek yoktur.
İlacın iki günlük dozu birden unutulduğunda kullanımın ilk iki haftalık döneminde bulunuluyorsa iki gün üst üste ikişer adet alınır ve bir hafta boyunca ek bir yöntemle korunulur.

İlacın iki günlük dozu birden unutulduğunda kullanımın sonuncu haftasında bulunuluyorsa veya herhangi bir zamanda ilacın üç gün veya daha fazla dozu unutulmuşsa doktordan yardım istenmelidir.

Doğum Kontrol Hapını Bıraktıktan Ne Kadar Sonra Gebe Kalabilirim? Ara Vermeden Gebe Kalırsam Bebeğe Zararı Olur mu?
Doğum kontrol hapını kestiğiniz andan itibaren gebe kalma yeteneğinizi hemen geri kazanırsınız, belli bir süre geçmesi gerekmez.
Hapları kestikten hemen sonra gebe kalmanızın da bebeğe herhangi bir zararı olmaz. Gebe kalmak için ara vermenize, belli bir süre geçsin diye beklemenize gerek yoktur.

Doğal Bitkisel İlaçlar Doğum Kontrol Haplarını Etkiler mi?
Doğal bitkisel ilaçlardan bazıları doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilir ve durumda istenmeyen gebelikler oluşabilir. Bu bitkilerden en iyi bilineni Sarı kantaron (St. John’s wort) dür. Latince Hypericum perforatum olarak bilinenen bu bitki halk arasında Sarı kantaron, St. John’s wort, yara otu, binbirdelik otu, mayasıl otu, kantaron çiçeği gibi isimlerle anılır. Genellikle antidepressan olarak kullanılır. Bu bitki karaciğer sitokrom P450 enzimlerini indükleyerek doğum kontrol hapının yıkımını hızlandırır ve etkisini azaltır.

Antibiyotik Kullanırken Doğum Kontrol Hapı Kullanabilir miyim?
Antibiyotikler rifampin hariç doğum kontrol haplarının etkisini azaltmazlar ve etkilemezler. Rifampin doğum kontrol hapının etkisini azalttığı için bu antibiyotiği kullanan hastaların kondom gibi ek bir korunma yöntemi daha kullanması gerekir. Bunun dışındaki antibiyotiklerin kullanımı sırasında ek korunma yöntemine gerek olmaksızın doğum kontrol hapı (OKS) kullanılabilir.

DOĞUM KONTROL HAPI KULLANIMINDA OLUŞAN ÖZEL DURUMLAR

  • Gebelik oluşması

    Düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanılması durumunda gebelik oluşması çok düşük bir olasılıktır. Ancak ilaç alımının unutulması, ilacın son kullanma tarihinin geçmiş olması veya bilinmeyen bazı nedenlerle gebelik oluşabilir.

    Gebelik oluştuktan sonra anne adayı doğum yapmaya karar verirse bebeğin gelişimi dikkatlice izlenir. Doğum kontrol hapı kullanılması esnasında oluşan gebeliklerden doğan bebeklerde ciddi doğumsal kusurların ortaya çıkma olasılığı ilacı kullanmamış olanlara göre çok yüksek değildir. Ancak bu tür olguların bildirildiği bilimsel yayınların sayısı bu konuda bir sonuca varmak için yeterli değildir. Genel olarak söylemek gerekirse doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalan kadınlarda, kadın bebeğini istiyorsa çok ender durumlarda tahliye yönünde karar verilir.
  • İlaç kullanımına son verilmesine rağmen adet görülememesi

    Bazı durumlarda ilaç kullanımının kesilmesine rağmen düzenli adetler geri dönmeyebilir. Bu durum ilaç bırakıldıktan sonra ilk üç ayda sıklıkla ortadan kalkar. Ancak bir yıla kadar adet görülmeyen durumlar olabilir.

    Doğum kontrol haplarının kadın üreme sisteminde kalıcı bir hasar bırakmaları söz konusu olmadığından adet görememe durumunda uygun tedaviyle veya kendiliğinden düzenli adetler tekrar oluşur.

Yanlış Bilinenler Kilo aldırır

Doğum kontrol haplarının içinde bulunan progesteron türevi maddeler vücutta su tutulmasına neden olabilirler. Bu etki kişiden kişiye değişmekle beraber, biriken madde "su" olduğundan, kalıcı bir kilo değişikliği yapması beklenen bir yan etki değildir. Yine haplar beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına neden olabilirler. Bu etki de kişiden kişiye değişmekle beraber günümüzde kullanılan düşük dozlu (yani 35 mikrogram ve daha düşük miktarlarda östrojen içeren) hapların anlamlı bir iştah artışına ve buna bağlı olarak gıda alımının artması sonucu kilo artışına neden olmaları beklenmez.

Tüylenme yapar

Günümüzde kullanılan doğum kontrol haplarının içeriğinde yer alan progesteron türevli ilaçların testosteron ("erkeklik hormonu") benzeri etki yapması muhtemel olmakla beraber, hapların yapımında en az testosteron etkisi bulunan progesteron türevi ilaçlar kullanılır. Bu yüzden günümüzde kullanılan hapların tüylenmeyi artırması beklenmez. Aksine tüylenme tedavisinde doğum kontrol hapları birinci basamak tedavi olarak uzun zamandan beri kullanılmaktadırlar.

Kısırlığa neden olur

Haplar bırakıldıktan sonra hapların sağladığı kan hormon seviyeleri kısa zamanda azalır ve günler içinde hap almadan önceki seviyelerine geri döner.
Hapların kalıcı hormon bozukluğu yaptıklarına dair hiçbir bilimsel veri yoktur ve teorik olarak da mümkün görünmemektedir.
Kişisel farklılıklara bağlı olarak yumurtlamanın (yani gebe kalabilirliğin) geri dönüşü bir-iki ay gecikebilir, bu süreden daha fazla bir gecikme oldukça ender görülen bir durumdur.

Özetle söylemek gerekirse bir kadın doğum kontrol hapı kullanımına başlarken gebe kalabilme açısından neredeyse, yani gebe kalabilirliği ne düzeydeyse, hapı bıraktıktan sonra bu özelliğine geri dönecektir. Dikkat edilmesi gereken nokta kadının doğum kontrol hapını kullanma süresidir. Örnek olarak 30 yaşında hap kullanmaya başlamış bir kadın kullanıma 5 yıl sonra son verdiğinde gebe kalabilirliği azalmış olacaktır. Bu azalmanın nedeni 5 yıl boyunca hap kullanması değil, gebe kalabilirlikte yaşa bağlı olarak doğal olarak görülen azalma eğilimidir.

Kanser yapar

Elimizdeki veriler doğum kontrol hapı kullanımının rahim ve yumurtalık kanseri ortaya çıkma riskini azalttığını göstermektedir. Meme kanseri konusunda veriler çelişmekle beraber, haplar muhtemelen bu kanser türünün ortaya çıkma riski üzerinde etkisizdirler.

Rahim ağzı kanseri üzerinde hapların bir etkisi olmasının beklenmemesiyle beraber, hap kullanan kadınlarda rahim ağzı kanserlerinin öncüleri daha sık yakalanmaktadır. Bunun nedeni muhtemelen hap kullanan kadınların yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamaları ve rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların papsmear kanser tarama testiyle henüz belirti vermeyen bir aşamada saptanabilir olmasıdır.

Her gün aynı saatte alınmalıdır, unutulursa gebe kalınır

Hapları almak için hatırlamanız gereken yalnızca şudur: Günde bir kez ve günün aynı zaman diliminde (tercihinize göre sabah, öğlen veya akşam). Bir günden diğerine üç dört saatlik bir farklılığın hiçbir olumsuz etkisi yoktur.

Bir gün hap almayı unutursanız, ertesi gün iki tane birden aldığınızda hapların koruyuculuğunda bir azalma olmaz. Bunu alışkanlık haline getirmediğiniz sürece her adet döngüsünde ilacı bir veya iki kez unutmanızın hapların koruyuculuğu üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz.
Hapları doğru şekilde ve zamanında alan kadınlarda gebelik şansı yüzde birden daha azdır. Pek çok kadın Doğum kontrol haplarının fazla etkili olmadığını düşünmektedir. Burada gözden kaçan nokta hapların etkisinin az olmasındaki en önemli etkenin kullanım hataları olduğudur. Bazı istatistikler konuyu anlamaya yardımcı olabilir.

  • Kadınların sadece % 28"i hapları doğru şekilde kullanmaktadır.
  • sadece % 42 her gün unutmadan hap almaktadır.
  • En az %16 kadının ilaç kutusunda ayın sonuna gelindiğinde hap bulunmaktadır..
  • Yaklaşık % 25 vakada 1 yıl dolmadan hap kullanımı bırakılmakta ve başka bir korunma yöntemi kullanılmamaktadır.
  • 3 aylık dönemde % 33 kadın hap alımını unutmaktadır.
  • % 17 kadın hapları doğru sırada almamaktadır.

Doğum kontrol haplarına ara verip vücudunu dinlendirmek gerekir.

"Dinlendirmek" maksadıyla hapı bıraktırmayı gerektirecek hiçbir tıbbi gereklilik yoktur.
Dinlendirmek maksadıyla hapları bırakmak gereksizdir, çünkü

  • Hiçbir tıbbi faydası yoktur.
  • Bu amaçla hapı bırakmanın tek etkisi istenmeyen bir gebeliktir.

    Hap kullanımını bırakmak ve sonra yeniden başlamak kullanımın ilk birkaç ayında görülen yan etkilerin yeniden yaşanmasına neden olur.

Online Randevu

Yorumlar  

 
#2 2012-08-10 09:53
7 ay oks kullandım (microgynon) 3ay oldu bırakalı adetlerim hep gecikti 3aydır ne zaman düzelir...
Alıntı
 
 
#1 2012-07-16 16:32
doğum kontrol hapının saatini ara vermeden değiştirdim akşam kullanıyordum öğlen saatine çevirdim sizce bi zararı olur mu?
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

UA-46010994-1